Bilişsel Çelişkiye Rağmen Davranışta Bulunmak

İnsan davranışlarını inceleyen bilim adamları belli tür davranışların nasıl olduğunu öğrenmeye çalıştılar. Bu çalışmalar insanların davranışlarını analiz etmede çok fayda sağlamıştır. Bu araştırmacılardan biri de Leon Festinger’dir. Bu Amerikalı bilim insanının bize kazandırdığı bilgilerden biri de bilişsel çelişki kuramıdır.

Bilişsel çelişki kuramı, insanın değerlerine aykırı olan davranışlarının nedenlerini çok güzel bir şekilde önümüze seriyor. Bu kurama göre insanların davranışlarını geçmişteki tecrübe ve değerleri belirler. Yani insanlar değerlerine uygun olarak hareket etme eğilimindedirler. Yeni bir durumla karşılaştıklarında ya davranışta bulunmazlar ya da değerlerini değiştirirler.

Bazen de kişiler “kendi değerlerine aykırı düşmemek için ya davranışı görmezden gelir ya da gerçeği kabul etmemeye” çalışırlar. İnsanlar kendi düşünce sistemleri ile çelişen durumlarla karşılaşmamak için mücadele ederler.

Şöyle bir örnek vereyim, mantıksal olarak ders çalışma gereği duyan, zihninde bunu kendine kabul ettiren bir öğrenci, ders çalışma masasına oturduğunda çeşitli bahanelerle masadan kalkar. “Ben zaten yapaman, istesem bunu öğrenmem çok zor veya ne kadar uğraşsam da olmuyor” şeklinde bahaneler uydurmaya başlar.

Ya da siyasi olarak çalmaktan nefret eden birinin siyasete girdikten sonra “herkes çalıyor” diyerek durumu meşrulaştırmaya çalışmasıdır.

Bunlardan anladığımız ise şudur; insanlar kendi inançlarını korumak ve ihtiyaçlarını gidermek için karşı görüşleri ret etmeye çalışır. İnsan çelişki içinde yaşayamıyor. Ya var olan durumu ya da düşüncesini değiştirmek zorundadır.

Cevapla

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar işaretlenmelidir *

*